Giriş | Kıbrıs'ta Vergi | Diğer Avantajlar | Almanya | AB Kapısı
Giriş | Kıbrıs'ta Vergi | Diğer Avantajlar | Almanya | AB Kapısı
İlgili bütün AB direktifleri uygulanmaktadır
Avrupa Birliği’nin kendi sınırları içerisinde mümkün olduğu kadar homojen bir piyasa yaratmak çabalarıyla ulusal devletler gitgide arka planda kalmaktadır.
Bu süreç aslında Ortaçağdan beri devam eden bir sürecin devamıdır. Örneğin; Almanya Ortaçağda, her biri kendi ekonomi ve vergi politikasını yürüten yerel düklüklerden oluşan bir toplulukken ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Federal Almanya Cumhuriyeti tek vücutlu ulusal devlet olarak karşımıza çıkmaktaydı.
Bugünkü Almanya’ysa Avrupa Birliği’nin kurucu üyesi olarak hızla devam eden bir değişim içerisinde: Alman mevzuatının gitgide daha büyük bir kısmına AB mevzuatı hükmetmektedir.
Tıpkı Geç Ortaçağdaki düklüklerin müşterek Alman kimliği adına özerk haklarından adım adım vazgeçtiği gibi, Avrupa’nın yeknesak bir hukuka sahip olmasının getireceği avantajlara olan inanışla bugünkü Almanya’nın mevzuatı adım adım AB mevzuatına terk edilmektedir.
Bu süreç tabii ki homojen ve kolay bir süreç değildir; mevcut haklardan ve imtiyazlardan vazgeçmeye karşı olan sesler her zaman vardır, ama birleşmiş bir Avrupa’nın üstünlüğüne inanıp birleşme sürecini önemle destekleyen güçler de vardır her zaman. Bu süreci durdurmak zaten mümkün değildir artık.
Kıbrıs Cumhuriyeti Mayıs 2004’te Avrupa Birliği’nin tam üyesi oldu. Tam üye olmadan önceki yıllarda mevzuat uyumu çalışmaları sırasında Kıbrıs’ta o zamana kadar mevcut “offshore yasaları” iptal edildi ve bununla birlikte ekonomi ve vergiyle ilgili bütün yasalar tamamen yenilendi. AB mevzuatını mevcut yasalara işlemek yerine Kıbrıs’ın ilgili yeni yasaları AB mevzuatına göre şekillendirildi.
Kıbrıs Cumhuriyeti ekonomi ve vergiyle ilgili bütün AB mevzuatını eksiksiz olarak uygulamakta, hatta bazen AB mevzuatını daha da avantajlı hale getirdi.
Eskiden (ve tabii ki bugün de) şirketinizin merkezi olarak Berlin’i veya Frankfurt’u, ya da İstanbul’u veya İzmir’i seçmekte serbest olduğunuz gibi AB mevzuatına göre AB vatandaşı ya da AB şirketi olarak şirket merkezinizin Fransa’da veya İspanya’da ya da Kıbrıs’ta olmasını seçebilişiniz.
Şirketinizin hukuki şeklini seçmek AB çapında serbesttir. Her AB vatandaşı şirketini, şirketler hukukunu en çok beğendiği AB ülkesinde kurabilir ve bu şirketi AB içerisinde her hangi bir yerden yönetebilir, ya da şirket merkezinin bulunduğu ülkeden başka bir ülkede şube ya da temsilcilik açabilir. Bu haklardan yararlanmak için şirket merkezinde bilfiil ticari faaliyette bulunmak gerekmez. Şirketin ofisi hangi AB ülkesinde bulunursa bulunsun, şirkete uygulanacak hukuk, kayıtlı şirket merkezinin bulunduğu ülkedir. İstisna: İlgili AB mevzuatı Almanya’da tam olarak henüz uygulanmadığı için kayıtlı şirket merkezinin bir başka AB ilkesinde bulunup Almanya’da faaliyet gösteren şirketlerin ilgili AB vergi imtiyazlarından yararlanabilmesi için Alman makamlar, o şirketin kayıtlı şirket merkezinde belirli kıstaslara uygun bir merkez ofisinin olmasını talep eder.
AB şirket merkezi seçim özgürlüğüyle ilgili birkaç önemli mahkeme kararı:
Centros (1999)
AB Yüksek Mahkemesi Centros kararında, AB şirket merkezi seçim özgürlüğünün göstermelik şirketlere de uygulanması gerektiğini hükmetti.
AB Yüksek Mahkemesi, şirket merkezi seçim özgürlüğünü gerekçe göstererek, şirket, göstermelik bir şirkettir gerekçesiyle başka bir AB ülkesinde kurulu bir şirketin yerel sicil tesciline kayıt edilmesinin yerel makamlarca reddedilemeyeceğini hükmetmişti.
(Yüksek Mahkeme Kararı Dosya Arşivinde mevcuttur.)
Überseering (2002)
Überseering kararında Mahkeme, bir AB ülkesinin, ‘şirket merkezi teorisi’ne dayanarak kendi topraklarında fiilen bulunan fakat bir başka AB ülkesinin hukukuna göre kurulmuş olan bir şirkete kendi şirketler hukukunun tatbik edilmesini talep edemeyeceğini hükmetmiştir.
Bir AB ülkesinin hukukuna göre kurulmuş bir sermaye şirketi böylece Avrupa Birliği Anlaşması’na göre işlerini yürüttüğü karar merkezini bir başka AB ülkesine taşıdıysa da kendi kuruluş hukukuna göre taraf olma ehliyetine sahiptir ve kendi kuruluş hukukuna göre yargılanma hakkına sahiptir.
(Yüksek Mahkeme Kararı Dosya Arşivinde mevcuttur.)
Inspire Art 2003
AB Yüksek Mahkemesi bu kararında yukarıdaki görüşünü sürdürür ve genişletir.
Buna göre, şirket merkezinin taşınıldığı ülkenin, şirketin kendi kuruluş hukukuna göre taraf olma ehliyetini ve kendi kuruluş hukukuna göre yargılanma hakkını tanıması yeterli değildir. Taşınılan ülke böyle bir şirketi hukuki zorluklar altında bırakmaktan vazgeçmelidir, eğer kamu menfaat bu zorlukları gerektirmezse veya bu zorluklar, şirketin haklarını suiistimali ispatlandığı için yerinde değilse.
AB Anlaşması’nın geçerli olduğu yerlerde şirket merkezi teorisinin ihtiva ettiği çakışma kuralları böyle vakalarda uygulanamayacaktır.
(Yüksek Mahkeme Kararı Dosya Arşivinde mevcuttur.)
Kıbrıs sağlam, kendi içerisinde mantıklı, Anglosakson hukuku temelinde bir hukuk sistemine sahiptir. Adalet sistemi yasa koyucusundan bağımsızdır ve sağlıklı bir şekilde işler.
Mülkün korunması, hukuk sisteminde sağlam bir yere sahip, korunan bir haktır.
Şirketler ve vergi hukukuyla ilgili olarak yasa koyucusunun ilkesi:
“Kıbrıs’a güvenenlerin mülkünü korumayı devletin görevidir.”
Gizliliğe Kıbrıs’ta önem verilir!
Çifte vergilendirmeyi önlemek için OECD’nin yayınladığı örnek anlaşmanın 26’ıncı maddesinde zikredilen şeffaflık ve bilgilendirme yükümlülüğünün altına Kıbrıs da girmiştir. Ancak, Kıbrıs bu yükümlülüğünü sadece belirli şartlara bağlı olarak uygulamaktadır.
Her şeyden evvel şeffaflık ve bilgilendirme yükümlülüğü sadece vergi açısından Kıbrıs’ta mukim olmayanlar için geçerlidir. Kıbrıs’ta kurulu şirketler Kıbrıs’ta vergi ödediği için yerleşik sayılırlar ve şeffaflıkla bilgilendirme yükümlülüğü bu şirketler böylece ancak ceza hukuku çerçevesi dahilinde mahkeme nezdinde uygulanmaktadır.
Aynı ilke, bankacılıkta da uygulanmaktadır. Yerleşik müşteriler hakkındaki bilgiler ancak mahkeme emriyle aktarılmaktadır.
Bu kısıtlamalara ilaveten, Kıbrıs’ta yerleşik olmayan gerçek ve tüzel kişiler hakkındaki bilgilerin aktarılması çeşitli şartlara bağlanmıştır.
Önce karşılıklılık ilkesinin baki olması gerekmektedir, yani bilgi talep eden devletin, kendisinden bilgi istendiğinde aynı bilgileri aktarmasını sağlayan hukuki düzenlemeye sahip olmalı. Ayrıca, gerekçeli bir şüphe mevcut olmalıdır.
Bunların haricinde, bilgi talep eden tarafın sorularını spesifik bir şekilde sunmak mecburiyetinde. Örneğin, hiç bir daire, hiç bir avukat ya da hiç bir emanetçi, “ABC Ltd. şirketinin sahibi kimdir?” diye genel bir soruyu cevaplandırmak zorunda değildir. Cevaplandırılması gerek soru şekil şöyle olabilirdi: “ Sayın Mehmet Malkoç, ABC Ltd. şirketinin sahibi midir?” “Hangi şirket Sayın Mehmet Malkoç’a aittir?” diye bir soruya yine izin verilmezdi.
Bütün bunlara ilaveten her bilgi talebinde Yüksek Savcı’nın yazılı izni aranır. Yüksek Savcı’nın izni olmadan hiç kimse Kıbrıs’ta yerleşik olmayan bir gerçek ya da tüzel bir kişi hakkında bilgi vermek zorunda değildir. Kıbrıs’ta yerleşik gerçek ya da tüzel kişiler hakkında zaten bilgi aktarılmamaktadır.
Kıbrıs’taki ticari sicil kamuya açıktır. Şirket ismini ve sicil numarasını belirtmek suretiyle o şirketin ticari sicil kaydı çıkarılabilir.
İşletme giderlerinin vergi matrahından düşürülmesi örneğin Almanya’da çeşitli yasa ve yönetmeliklerle oldukça sınırlandırılmış, hatta bazen sıfıra yakınken şirket yönetimiyle ilgili bu tür giderlerin vergi matrahından tam olarak düşürülmesi Kıbrıs’ta mümkündür.
Kıbrıs’ta bunun haricinde çeşitli muafiyetler mevcuttur.
Belirli sorularınız için lütfen bizimle temas kurun.
Kıbrıs mükemmel bir altyapıya sahiptir. İletişim altyapısı dünyanın en iyilerinin arasındadır. Hızlı İnternet bağlantıları ve VoIP iletişimi yaygın ve ucuzdur.
Kıbrıs’taki finansal hizmetler sektörü randımanlı ve profesyonel bir şekilde çalışmaktadır. Bu branşta çalışanlar genellikle İngiltere, diğer AB ülkeleri ya da ABD’de üniversite eğitimi görmüştür. Uzun yıllarca uluslararası bir finans ve ticaret merkezi olarak faaliyet göstermesi Kıbrıs’a yüksek derece tecrübe ve uzmanlık kazandırmış bulunmaktadır.
Kıbrıs’taki finansal hizmetler sektörü ve yabancı şirketler takriben 60.000 yabancı eleman çalıştırmaktadır.
Bütün önemli bankalar “International Business Unit”leri vasıyasıyla yabancı müşterilerine imtiyazlı hizmet vermektedir.