Uygulama Örnekleri | Yapılandırma Örnekleri
Uygulama Örnekleri | Yapılandırma Örnekleri
Üzerindeki kontrolü ve yönetimi yurt dışında olan bir Kıbrıs Limited şirketi vergi açısından Kıbrıs’ta yerleşik sayılmaz ve bu şirketin Kıbrıs dışından kaynaklanan kazançları Kıbrıs’ta kurumlar vergisine tabi değildir. Eğer bu şirket Kıbrıs’ta iş yaparsa Kıbrıs’ta yaptığı işlerden sağladığı kazanç % 10 oranında kurumlar vergisine tabidir.
Kıbrıs’ta vergiye tabi olmayan şirketler hatalı olarak bazen IBC (International Business Unit; Uluslararası İş Birimi) ya da offshore şirketi olarak adlandırılır, eski offshore yasaların geçerli olduğu zamanlardan kalan bir alışkanlık.
Kıbrıs’ta vergiye tabi olmayan bir şirketin temettü ödemeleri yabancı ülkelerde genellikle vergiye tabidir.
Bu tür şirketler genel olarak, sahipleri kendi ülkeleri dışında ticari faaliyette bulunduklarında ve Kıbrıs’taki şirketin kazançları şirket sahibinin ülkesine getirilmeyeceği zaman kullanılır. İnternet üzerinden ticari faaliyette bulunan kimseler de bu tür şirketleri tercih etmektedir. Ödenen temettüler vergi mükellefinin dünya gelirlerine girer. Temettüleri ülkesine transfer edip vergi beyannamesinde beyan etmeyen kimseler vergi kaçakçılığından yargılanabilir. Böyle bir durumda vergi mükellefine şirketin kazancından ötürü kurumlar vergisi ve temettü ödemesinden ötürü gelir vergisiyle ilgili gecikme faizleri ve ilgili cezaları tahakkuk edilecek.
Çifte vergi önleme anlaşmalarının hükümleri vergiden muaf şirketlere uygulanmaz.
Şirkette hissedar ve direktör olarak emanetçi adamak mümkündür.
Almanya da dahil olmak üzere bazı ülkelerin vergi mevzuatına göre Kıbrıs’taki vergi imtiyazlarından yararlanabilmek için Kıbrıs’ta bulunan şirketin iş yeri kıstaslarını haiz olması gerekir. İş yeri kıstası, şirket yönetiminin görülür şekilde Kıbrıs’ta olmasından ibarettir. Böylece şirket, Kıbrıs’ta % 10 kurumlar vergisine tabi bir şirket haine gelir, fakat çifte vergi önleme anlaşmalarının avantajlarından tam olarak yararlanılabilecek.
Yabancı bir ülkeye ödenen temettüler Kıbrıs’ta yine vergiden muaftır.
Temettülerin lehdarı bir AB ülkesinde bulunan tüzel kişiyse Kıbrıs’taki şirketin ödediği temettüler, “AB Ana Şirket – Bağlı Şirket Direktifi”nden dolayı bu tüzel kişi nezdinde vergiye tabi değildir. AB ülkesinde bulunan temettü lehdarı tüzel kişiye intikal eden temettü ödemeleri, o tüzel kişin temettü dağıttıktan sonra şirket ortaklarına tahakkuk edilen gelir vergisi suretiyle vergilendirilir.
Almanya örneğinde bu durumda AB Serbest Dolaşım haklarından ve onların doğrultusunda tadil edilmiş olan Dış Vergi Yasası’nın 8’inci maddesinin 2’nci bendinden (§ 8, Abs. 2 AstG) dolayı ek vergi (“Hinzurechnungsbesteuerung“) uygulanmaz. Bireysel vergi mükellefi, kendi ülkesindeki tüzel kişiye Kıbrıs’tan intikal eden temettü ödemelerinin vergisini o tüzel kişinin dağıttığı temettülerden oluşan gelirinin % 25 oranında ödeyeceği ‘Denge Vergisi’ (Muvazene Vergisi, “Abgeltungssteuer“) ile dolaylı olarak ödemiş olacaktır.
Kıbrıs’tan intikal eden temettü ödemelerinin lehdarı özel kişiyse bu temettüler % 25 oranında ‘Denge Vergisi’ne (Muvazene Vergisi, “Abgeltungssteuer“) tabidir.
Özet olarak aşağıdaki avantajlardan yararlanılacaktır:
Şirkette hissedar ve direktör olarak emanetçi adamak mümkündür.
Ticari faaliyetlerini kendi AB şirketi adına yürütmek isteyip fakat hissedar olarak görünmek istemeyen ve emanetçi (yediemin) hissedar da adamak istemeyen kimseler, Kıbrıs’taki şirketinin hissedarı olarak bir offshore şirketi kurup kullanabilir. Böyle bir çözüm için Seyşel Adaralı'nda bir offshore şirketini tavsiye ederiz.
Avantajlar:
Almanya’da kurulu Vergisel Birlik Kurumu (“Organschaft”) tarafından kontrol edilen bir Kıbrıs şirketi, Almanya’da mukim şahıslar için edinilen kazançları yasal yoldan neredeyse vergisiz olarak almanın en iyi yoludur!
Vergisel bir Birlik Kurumu, bir kurum şirketi (“Organgesellschaft”) ve ona hükmeden bir ana şirketten (“Organträger”) ibarettir. Kurum şirketiyle ana şirket arasında bir “kazanç devri ve hükmetme mukavelesi” akdedilmiş olması gerekir.
Genelde sorumlu ortağının bir Limited şirketinin (“GmbH”) olduğu şahsi ortaklık (Gmbh & Co. KG) olarak kurulan kurum şirketi (“Organgesellschaft”), Kıbrıs’taki şirketin hisselerinin çoğunluğuna (% 100 olabilir) sahiptir. Kıbrıs’taki şirketin temettü ödemeleri AB Ana Şirket – Bağlı Şirket Direktifi’ne dayanarak Almanya’daki kurum şirketi nezdinde vergiye tabi değildir.
Almanya’da vergisel kurum birliklerine tanınan vergi imtiyazlarından yararlanabilmek için ana şirketin (“Organträger”), şahsi ortaklık olarak kurulmuş olması gerekir. Bu amaçla genellikle BGB (“Bürgerliches Gesetzbuch”; Medeni Kanun) hükümleri doğrultusunda şahsi ortaklık kurulur. Şahsi ortaklık, kurumlar vergisine tabi değildir.
Şahsi ortaklıktan doğan kazançlar şahsi ortaklar nezdinde gelir vergisine tabi değildir. Söz konusu kazançlar sadece vergi mükellefinin vergi oranını yükseltir (“Progressionsvorbehalt”).
Bu modelde, Kıbrıs’ta kurulu bir şirketin önceki bölümlerde bahsedilen avantajlarına ilaveten Kıbrıs’tan resmi ve yasal yollardan Almanya’ya intikal eden kazançların vergilendirilmemesi avantajından da yararlanılır. Kıbrıs’tan bu yolla Almanya’ya intikal eden kazançlar Almanya’daki vergi mükellefinin vergilendirilecek gelirine eklenmez. Söz konusu kazançlar sadece mükellefin vergi oranının hesaplanmasında baz alınır.
Vergi Birlik Kurumu, sadece Kıbrıs’ta kurulacak bir şirkete nazaran daha komplike ve kuruluşu daha masraflı olduğu için bu modeli sadece kayda değer bir vergi yükü olan kimselere tavsiye edilir.
Daha fazla ayrıntı için lütfen bize danışın.
Kıbrıs, holding şirketleri için mükemmel şartlar sunmaktadır ve Kıbrıs bugün önemli avantajlar sağlayarak İrlanda, Lüksembourg ve Hollanda gibi klasik holding ülkeleriyle rekabet içerisindedir.
Kıbrıs’taki Holding şirketi örneğin Almanya’da bir şirketin ana hissedarı olarak kullanılabilir ve Kıbrıs’taki holding şirketinin ana sahipleri, yine bir AB ülkesi vatandaşı ya da şirketi olabilir.
Birçok çokuluslu şirket grubu Kıbrıs’ta bir holding şirketini içeren bir düzen kullanarak vergi yükünü asgariye indirmektedir.
Burada detaylarına girilemeyecek kadar avantaj saylayan Kıbrıs’ta kurulu bir holding şirketinin bazı avantajları şöyledir:
Size özel ihtiyaçlarınızla ilgili olarak bize danışmanızı tavsiye ederiz.
Kıbrıs, fon yönetim şirketleri (“ICIS”, “International Collective Investment Schemes”) için oldukça avantajlı bir ortam sunmaktadır. Uluslararası Fon Şirketleri Yasası (“International Collective Investment Schemes Law“, 47(I)/1999), aşağıdaki dört fon şirket şeklini tanır:
Fon şirketleri ayrıca amaçlarına göre ayrılır:
Uluslararası Kapalı Fonlar
Sadece yurt dışında mukim özel ve tüzel kişiler Uluslararası Kapalı Fonlar’dan iştirak payı alabilir. Fonun varlıkları da yurt dışından kaynaklanmalı. Sermaye asgari USD 100.000 olmalı ve kuruluştan sonra değiştirilemez. Fon iştirak payları kamuya ya da “tecrübeli yatırımcılara” arzedilebilir. Özel fon şirketi olarak kurulan kapalı fonlar (iştirakçi sayısı azami 100’le sınırlıdır) yukarıdaki kurallara tabi tutulmaz. Burada bahsedilen diğer fon şirketlerinde de olduğu gibi Kapalı Fon Şirketleri belirli bir süre için kurulabilir.
Uluslararası Açık Fonlar
Hem yerleşik hem de yerleşik olmayan özel ve tüzel kişiler Uluslararası Açık Fonların iştirak paylarını alabilir. Bu fonun sermayesi değişken olabilir.
Uluslararası Fon Tröstleri
Uluslararası Fon Tröstleri, tröst olarak kurulan fon şirketi olup Fon Şirketleri Yasası’yla Tröst Yasaları’nın avantajlarını birleştirir.
Sınırlı Sorumlu Uluslararası Yatırım Ortaklıkları
Sınırlı Sorumlu Uluslararası Yatırım Ortaklıkları, İngiliz LLP ya da Alman KG şirketlerine benzeyip sınırlı sorumlu şahıs firması olarak kurulur ve Uluslararası Fon Şirketleri Yasası’nca gerekli izinleri aldıktan sonra fon şirketi olarak faaliyet gösterir.
Kamuya açık Fon Şirketleri
İştirak payları kamuya açık bir şekilde pazarlanan fon şirketleri, Kamuya Açık Fon Şirketi olarak faaliyet göstermektedir. Bu tip fon şirketleri Uluslararası Fon Şirketleri Yasası’na istisnasız olarak tabidir.
“Tecrübeli Yatırımcılar” İçin Fon Şirketleri
Aşağıdaki özel ve tüzel kişiler “tecrübeli yatırımcı” olarak kabul edilir:
Tecrübeli Yatırımcılar İçin Fon Şirketleri müracaat üzerine Uluslararası Fon Şirketleri Yasası’nın bazı şartlarından muaf tutulabilir.
Tecrübeli Yatırımcılar İçin Fon Şirketleri’nin iştirak paylarının her biri asgari USD 50.000 veya muadili değerde olmalıdır.
Tecrübeli Yatırımcılar İçin Fon Şirketleri nama yazılı iştirak payı ihraç edemez ve paylarını hiç bir suretle kamuya arzedemez.
Fondsgesellschaften für erfahrene Investoren dürfen keine Inhaberanteilscheine ausgeben und dürfen ihre Anteilscheine unter keinen Umständen an die Öffentlichkeit vermarkten.
Özel Fon Şirketleri
Yukarıda bahsedilen Tecrübeli Yatırımcılar İçin Fon Şirketleri’ne benzer şekilde Özel Fon Şirketleri de bazı sınırlandırmalara tabidir:
Özel Fon Şirketleri Açık Fon Şirketi olarak kurulmaktadır.
İzinler
Şuanda yürürlükte olan yasaya göre bütün fon şirketleri izinlerini Merkez Bankası’ndan alır. Ancak, şu günlerde, (Nisan 2009) Merkez Bankası’nın sadece toplam iştirak pay sahiplerinin sayısı 100’ü geçmeyen fon şirketlerine izin vermesini hükmeden bir yasa değişikliği beklenmektedir. 100’den fazla pay sahibi planlayan fon şirketlerinin izni Kıbrıs Menkul Değerler Kurumu (Cyprus Securities & Exchange Commission, CySEC) tarafından verilecektir.
Fon Yöneticisi
Bir fon şirketinin varlıkları fon şirketi tarafından yönetilemeyip harici bir fon yöneticisi tarafından yönetilmelidir. Bankalar veya ehliyetini ispatlayabilen başka şirketler fon yöneticisi olarak faaliyet gösterebilir (fon şirketinin direktifleri doğrultusunda).
Yerleşiklik Mecburiyeti
Uluslararası Fon Şirketleri Kıbrıs’ta yerleşik olmak zorunda değildir. Uluslararası bir Fon Şirketi Kıbrıs’ta bir yönetim merkezine sahip değilse resmi makamlar nezdinde tam yetkili yerli bir temsilci adanacaktır.
Vergilendirme
Uluslararası Fon Şirketleri vergi açısından aşağıdaki çerçeve dahilinde faaliyet göstermektedir:
Özet ve pratik olarak, Uluslararası Fon Şirketleri, kendi adına yarattıkları faiz gelirine vergi öderler.
Kıbrıs’ın akdettiği çifte vergilendirmeyi önleyici anlaşmalarının çoğu hisse senedi ve menkul kıymetlerden kaynaklanan gelirlerin Kıbrıs’ta vergilendirilmesini öngörmektedir. Ancak Kıbrıs’ta bu tür gelirler vergiden muaftır.
Fon şirketi kurmakla ilgili olduğunuz takdirde ayrıntılar için lütfen bizimle temas kurunuz.
Kıbrıslı tröstler (vakıflar) farklı amaçlı yatırımcılara eşsiz imkanlar sunmakta ve diğer birçok hukuk sisteminin tröstlerine nazaran daha avantajlıdır.
Bugünkü tröstler, İngiliz koloni zamanlarından kalan tröst hukukunu modernleştirmiş olan, 1992 tarihli Tröst Yasası’na dayanmaktadır. Kıbrıs’taki Uluslararası Tröstler vergiden muaftır ve birçok yatırım amacına uygundur.
Uluslararası bir Tröst aşağıdaki öğelerden oluşmaktadır:
Kıbrıs’ta yerleşik sayılmayıp Kıbrıs’ta vergiye tabi olmayan şirketler tröstlerin mütevelli veya yöneticisi olarak faaliyet gösterebilir. Kıbrıs’ta yerleşik sayılmayıp Kıbrıs’ta vergiye tabi olmayan şirketler, normalde tröst yöneticisine ödenen yönetim ücretleri için kurumlar vergisine tabii değildir.
Vergi muafiyetinden yararlanabilmek için Uluslararası bir Tröst aşağıdaki kıstasları haiz olmalıdır:
Önemli: Hem vakfeden, hem tröst yöneticisi hem de hak sahipleri Kıbrıs’ta vergi açısından yerleşik sayılmayan (fakat Kıbrıs’ta kurulmuş olan) şirketler olabilir. Bu durumda, tröst yine de Uluslararası Tröst olarak kabul edilir. Bilhassa bu özellik, tröst yasaları olan birçok başka ülkeye nazaran büyük bir avantajdır.
Uluslararası Tröstler genellikle gayrı kabili rücu olarak 100 yıllığına kurulur. Kabili rücu olarak kurulan tröstler vergi makamları tarafından pek hoş görülmez. Alacaklıların müracaatı üzerine ve tröstün sadece varlık kaçırmak maksadıyla kurulmuş olduğu ispatlanması şartıyla bir tröstün zamanından önce sona erdirilmesi mümkündür. İspatlama yükümlülüğü alacaklılara aittir. Böyle bir talep, ilgili varlıkların tröste bağışlandığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde sunulmak zorundadır.
Kıbrıs’taki tröst hukukuna göre Uluslararası bir Tröst sonradan milli tröst haline, ve milli bir tröst sonradan Uluslararası Tröst haline çevrilebilir.
Tröstlerin en önemli özelliği, gizliliktir. Bir mahkeme kararı olmadığı müddetçe vakfeden, tröst yöneticisi, hami ve hak sahipleri tröstle ilgili her hangi bir bilgi açıklayamaz. Aksine davrananlar yüksek cezalara tabi kalır.
Hami makamı, Kıbrıs’taki tröstlerin önemli bir özelliğidir. Hami, tröstün tröst senedinde zikredilmez.
Haminin görevi, tröst yöneticisini denetlemektir. Hami bu kapasitesinde tröst yöneticisinin yönetim faaliyetlerine karışamaz, ama tröst yöneticisini görevden alabilir.
Kıbrıs tröst hukukuna göre vakfeden, aynı zamanda hami da olabilir.
Tröstlerin, varlıkları ve gelirleri Kıbrıs’ın dışından geldiği varsayılabildiği müddetçe, vergiden muaf oldukları ilgili yasalarda açıkça belirtilmektedir. Söz konusu vergi muafiyetine miras vergisi de dahildir.
Kıbrıs’taki Uluslararası Tröstler her hangi bir sicil mecburiyetinden özellikle muaftır.
Tröstlerin Yarar ve Avantajları
Yurt dışından gelir
Dış ülkeler kaynaklı gelirini ikamet ettiği ülkeye getirmeyi arzulamayan bir şahıs bu gelirini tröste yönlendirebilir.
Yurt dışında yatırım
Yurt dışında yatırım yapmayı planlayan fakat bu yatırımdan kaynaklanacak gelir ve temettü ödemelerinin ikamet ettiği ülkeye transfer edilmemesinden emin olmak isteyen kimseler gerekli ödemeleri tröstüne yönlendirebilir.
Varlığın hariç tutulması
Mali veya başka, örneğin miras hukukunu ilgilendiren sebeplerle varlığının bir kısmından ayrılmak isteyenler bu varlık kısmını Kıbrıs’taki tröstüne vakfedebilir.
Holding Yatırımı
Bir tröst, başka bir ülkede bir holding şirketine ya da başka bir şirkete sahip olmak için kullanılabilir. Vergi yükümlülükleri ve varlıkların korunmasını bu yöntemle planlamak gerek vakfedene gerekse hak sahiplerine birçok avantaj sağlamaktadır.
Diğer planlama unsurları:
Döviz kontrolü
Yabancı varlıkların serbestçe transfer edilmesi açısından tröstler en uygun araçtır.
Gizlilik
Bir şirketin hisselerini emanetçi olarak tutan bir tröstle azami gizlilik sağlanabilir. Bu şekil ticaret ve finans hizmetleri alanında faaliyet gösteren kuruluşlar arasında, özellikle o kuruluşların ülkesinde uygun tröst yasalarının mevcut olmadığı takdirde yaygındır.
Varlıkların korunması
Enflasyon oranlarının yüksek ülkelerdeki varlıklı şahıslar varlıklarını Kıbrıs’ta kurulu tröstler nezdinde koruyabilirler.
Varlıklar böylece aynı zamanda intikal edebilecek her hangi bir talep, istimlak, gelecekteki kamu talepler, mahkeme emirleri veya uluslararası el koymalarından korunmuş olacaktır.
Tröst Çeşitleri
Vakfedenin ihtiyacına göre yararlanılan çeşitli tröst şekilleri mevcuttur. En önemli olanları sizin için aşağıda sıraladık:
İhtiyari Tröst (Discretionary Trusts)
Vakfeden, aslında “yerli” tröstlere hükmeden ve 1955’ten beri yürürlükte olan 193 sayılı Tröst Yasası’na dayanarak, tröstt senedinde tröst yöneticisine belirli bir karar yetkisini vererek “ihtiyari” bir tröst kurabilir.
İhtiyari tröst, tröst yöneticisine, tröstün varlıkları ve gelirlerini tröst senedinde zikredilen hak sahiplerine kendi yetkisi dahilinde ödeme ya da ödememe özgürlüğünü sağlar. Hak sahiplerinden hangilerine hangi zamanda ve ne kadar ödeme yapılacağı da tröst yöneticisinin inisiyatifine bırakılabilir.
Böyle bir durumda ödemelerle ilgili olarak hak sahiplerinin tröste karşı yasal bir hakkı bulunmamaktadır, çünkü tröst yöneticisi kendi kararlarına göre ödeme yapabilir, ödemeleri bekletebilir ya da iptal edebilir.
Sahip olduğu avantajlardan dolayı İhtiyari Tröst, Kıbrıs’ta en yaygın olan trösttür. Başlıca avantajlar:
Önemli: İhtiyari Tröst kurulduğunda vakfeden, tröst senedinin muhtelif unsurlarıyla ilgili olarak arzularını belirten ve tröst yöneticisi için bağlayıcı olan bir istekler belgesini düzenler.
Sabit Tröst (Fixed Trust)
Sabit bir tröstün tröst senedinde, tröst varlıkları ve gelirlerinden hangi ödemenin hangi hak sahiplerine ne tutarda ve ne zaman yapılacağı tespit olunur. Tröst yöneticisi bu direktifleri kendi inisiyatifini kullanmadan uygular ve hak sahiplerine ödemeleri ömür boyunca yapar. Bir hak sahibinin vefatı durumunda tröst yöneticisi ilgili tröst varlığıyla ilgili olarak, tröst senedinin öngördüğü şekilde hareket eder. Genellikle ödemeler vefat edenin mirasçılarına yapılır.
Melez Tröst (Hybrid Trust)
Melez Tröstler, yukarıda bahsedilen iki tröst şeklinin her hangi bir karışımından ibarettir. Örneğin, tröst gelirlerinin hangi hak sahibine ne zaman ödeneceği tröst yöneticisinin kararına bırakılır, fakat tröstün varlıklarıyla olarak tröst senedi bağlayıcıdır.
Ticari Tröst
Ticari tröstlerde genellikle yönetici, tröst senedinde, tröst adına çeşitli ticari faaliyetlerde bulunmakla görevlendirilen bir şirkettir.
Bütün ticari faaliyetleri kendi adına gerçekleştirdiği için dışarıdan sadece şirket görünür, tröst ortaya çıkmaz.
Amaca Bağlı Tröst
Amaca Bağlı Tröstler belirli bir amaçla kurulur. Bir örnek: Uluslararası bir vergi planlama aracı olarak Amaca Bağlı Tröst, tröst varlıkları ve gelirlerini hak sahiplerine ödemek yerine, çeşitli şirketlerin gelirlerini tekrardan yatırım maksadıyla bünyesinde toplayabilir.
Hangi tröstün sizin amaçlarınıza en iyi şekilde hizmet edeceğini güvenilir bir ortamda sizinle birlikte tespit etmek için emrinizdeyiz.